Birbirinden Ürkütücü 10 Arkeolojik Keşif – Webtekno

Taştan bir alet gibi basit bir nesne bile insanların geçmişte nasıl yaşadığı hakkında pek çok bilgi verebiliyor. Bu yüzden, arkeolojik kazılar sırasında bulunan kalıntılar oldukça önemli.

Bazen ise, bilinmezliğin veya kötülüğün tüyler ürpertici kalıntılarıyla karşı karşıya kalabiliyoruz. Bunların örneklerinden birkaçı aşağıdaki gibi. 

1. Yunanistan’da, çığlık atıyormuş gibi görünen cesetlere rastlanmış.

2016 yılında, Yunanistan’ın Atina kentinin bir banliyösü olan Palaio Faliro’da, zincirlenmiş en az 80 iskelet bulundu. İskeletlerin birçoğu, öldüklerinde çığlık atıyormuş gibi ağızları açık yatıyordu ve hepsi; sağlıklı, genç erkeklerdi.

Arkeologlar, bu adamların M.Ö. 7. yüzyılda Atina’yı ele geçirmeye çalışan soylu ve Olimpiyat şampiyonu Cylon’un takipçileri olabileceğine inanıyor. Bu ihtimale göre, Cylon’un darbesinden sonra takipçileri, Athena’nın Akropolis’teki tapınağına sığındı ve tapınaktan çıktıktan hemen sonra öldürüldüler. Bu insanlar kim olursa olsunlar, görünüşe göre, şiddetli bir toplu infazın kurbanlarıydılar.

2. 5300 senedir buzla çevrili bir şekilde korunan adam: Otzi

Buz Adam Otzi, 1991 yılında vücudunu çevreleyen buzlar erimeye başladığında Alman yürüyüşçüler tarafından tesadüfen keşfedildi. Vücudu, Avusturya-İtalya sınırındaki Otzal Alpleri’nde yaklaşık 5300 yıldır buz ve karla korunmuştu. Otzi’yi bir arkeolojik harika yapan şey; vücudunun, giysilerinin ve silahlarının korunmuş olması.

İlk başta, arkeologlar onun bir kaza sonucu veya soğuğa maruz kalması nedeniyle öldüğünü düşündüler ancak şu anda bir cinayet kurbanı olduğuna inanılıyor. 2001 yılında yapılan bir röntgen taramasından sonra, Otzi’nin sol omzunda bir ok başı olduğu ve sırtında bir giriş yarası bulunduğu keşfedildi. Adamın öldürüldüğüne dair hiçbir şüphe yok gibi görünüyor ancak ölümünün nedenleri hâlâ bir sır.

3. Adeta yeni ölmüş bir hayvana ait gibi görünen devasa ayak bulunmuş!

1987’de, bir arkeolog ekibi Yeni Zelanda’daki Owen Dağı’ndaki bir mağarada rutin bir keşif gezisi yürütürken ürkütücü bir kalıntıya rastladılar. Hâlâ sağlam olan bir ete ve pullu bir deriya sahip devasa bir ayak. 

O kadar iyi korunmuştu ki, bilim insanları bunun daha yeni ölmüş bir hayvandan geldiğini düşündüler. Daha fazla inceleme yapıldığında bunun aslında tarih öncesi büyük bir Moa Kuşu’nun 3.300 yıllık mumyalanmış kalıntıları olduğunu ortaya çıktı.

4. Elleri ve kolları bağlı bir şekilde tabuta koyulan “E Adam”

“E Adam” olarak bilinen bir mumya, 1886’da Mısır Eski Eserler Servisi başkanı Gaston Maspero tarafından açıldı. E Adam, koyun postuna sarılı sade bir tabutun içinde duruyordu ve elleri ile ayakları bağlıydı. En şoke edici kısmı ise yüzünün çığlık atıyormuş gibi donmuş olmasıydı.  

Bilim insanları, adamın zehirlenmiş veya diri diri gömülmüş olabileceğine inanıyor. Nedeni ne olursa olsun, E Adam öldüğünde acı çekiyor oluşu her hâlinden belli.

5. Bulunan iskelet kalıntılarında bıçaktan protez kol yapıldığı ortaya çıkmış!

Arkeologlar, İtalya’nın kuzeyinde 1200 ile 1400 yıllık bir nekropolde kazı yaparken bıçak protez kolu olan bir adamın kalıntılarını buldular. Adamın kemikleri üzerinde yapılan incelemede, kolunun dirseğin altından darbe ile çıkarıldığı ve sonrasında bir süre el yerine bıçak protezi ile yaşadığı ortaya çıktı.

6. Başlarına ne geldiği hâlâ bilinmeyen bataklık cesetleri.

Bataklık cesetleri, Avrupa’nın turba bataklıklarında korunmuş kadavralardır. Turba bataklıklarının koşulları; derilerini, saçlarını ve iç organlarını korumaya yardımcı olduğundan, gövdelerinin çoğu hâlâ oldukça gerçekçi görünüyor. Yüzlerinin korunma seviyesi hem büyüleyici hem de korkutucu.

En ilginç bataklık cesetlerinden biri, 1950’de boynuna bir iple yan yatmış hâlde bulunan “Tollund Adam”. Bilim insanları, onun asıldığına inanıyorlar ancak bataklığa büyük bir özenle yerleştirildiği için öldürülmek yerine kurban edilmiş olması da mümkün. Üstelik, yüz ifadesi de huzurlu bir uykudaymış gibi görünüyor. 

Ancak MÖ 400-200 yılları arasında bulunan “Grauballe Adamı” pek huzurlu görünmüyor. Bacağı kırılmış ve bataklığa atılmadan önce boğazı kesilmiş. İfadesi gergin ve vücudu buruşmuş. Onun da diğerleri gibi kurban edildiğine inanılsa da bu adamların neden kurban olarak seçildiği bilinmiyor.

7. Bulgulara göre, bir ailenin beyni Neandertal çetesi tarafından yenmiş.

1994 yılında, Kuzeybatı İspanya’daki bir mağara olan El Sidron’un karanlık derinliklerinde, 12 Neandertal insanının kemiklerini keşfedildi. Yaklaşık 51.000 yıl öncesine dayanan iskeletler, 3 çocuk, 3 genç ve 6 yetişkinden oluşan bir aileye ait.

Modern adli tıp teknikleri, ailenin başka bir Neandertal çetesi tarafından öldürülüp yendiğini de ortaya çıkardı. Kemikler ve kafatasları, iliği, dili ve beyni çıkarmak için yarılmıştı.

8. Aztekler, kafataslarından oluşan kuleler yapmış.

Azteklerin, insan kurban etmesi bilinen bir gerçek. Tapınaklarında çok sayıda insan kafatası keşfedilen Azteklerin, kafatası rafları vardı ve bunlar sadece dekorasyon değil, aynı zamanda ruhani sembollerlerdi.

2015 yılında arkeologlar, iki kule keşfettiler. Kuleler de tamamen insan kafataslarından oluşuyordu. Ulusal Antropoloji ve Tarih Enstitüsü’ndeki arkeologlar, raf ve duvarların binlerce kafatası içermesi gerektiğini tahmin ediyor ve bu da, çok sayıda insan kurban edildiğine işaret ediyor.

9. Farklı insanların uzuvlarını bir araya getirerek ortaya tek bir insan bedeni çıkarmışlar.

Herhangi bir insan iskeletinin keşfi ürkütücü olabilir ancak 2001’de İskoçya’nın Outer Hebrides bölgesinde tarih öncesi dört mumyanın keşfi düpedüz korkunç.

Radyokarbon tarihleme ve kararlı izotop analizi, mumyaların aslında birkaç farklı insandan, tek bir insan gibi görünecek şekilde düzenlenmiş vücut parçalarından yapıldığını ortaya çıkardı.

10. Vampir cenaze törenleri yapılmış ve bir daha hayata dönmemeleri için çeşitli yöntemler uygulanmış.

Son on yılda, çeşitli Slav ülkelerindeki arkeologlar, vampir olduğundan şüphelenilen ve hayata dönmelerini engelleyecek şekilde gömülen kişiler gibi çok sayıda “vampir” cenaze töreni örneği buldular.

2013 yılında Polonya’nın Gliwice kasabası yakınlarında yeni bir yol inşaatı sırasında mezarlar keşfedildi. Ölen kişinin başı kesilmiş ve başları ayaklarının arasına gelecek şekilde gömülmüştü. Baş kesmenin, ölülerin mezarlarından dirilmelerini engellediğine inanılıyordu.

Daha sonra keşfedilen diğer mezarlarda, ölülerin geri dönmesini engellemek için başka yöntemler de olduğunu gösterdi. Örneğin, bir kadın iskeleti leğen kemiğinin üzerine orakla gömülmüştü. Diğer iskeletler de,  başları kesilmek üzere boğazlarına oraklarla gömülmüş olarak bulundu. 

Kaynaklar: List 25, Lauren Bussiere, The Collector 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir