Yargıtay’dan dönen Büyükada davasında mahkeme bozma kararına uydu

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuksuz sanıklar Taner Kılıç ve Günal Kurşun ile sanık avukatları katıldı. 

Duruşmada savunma yapan Uluslararası Af Örgütü Onursal Başkanı Taner Kılıç, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin hakkında ihlal kararı verdiğini bu kararın mahkemece dikkate alınmasını istedi. Kılıç, “Altıncı yılını dolduran bir yargılamada hala hakkımda delil toplanmaya çalışılıyor. Toplam 14.5 ay hapis yattım. Cezam neredeyse infaz oldu, ancak hala ‘Şuraya da bakalım, buraya da bakalım’ deniliyor. Mahkemenizden, altı yıllık yargılama sürecinde hakkımdaki deliller neyse ona göre karar vermenizi ve talep ediyorum” dedi. 

Sanık Günal Kurşun ise iddianameyi hazırlayan savcının Today’s Zaman gazetesinde yazı yazmayı, örgüt üyeliğiyle ilişkilendirdiğini belirterek o dönem cumhurbaşkanlığı sözcüsü dahil pek çok ismin gazetede köşe yazdığını savundu. Kurşun, “Ben hiç Türkçe yazmadım. Ancak başka gazetelerde ceza hukukçusu olmam nedeniyle hukuki görüşüm sorulduğunda ben de hukuki değerlendirmelerde bulundum. Bunlar sadece hukuki görüşlerdir ve halen arkasındayım” dedi. Son 20 yıllık bütün eylem ve işlemlerinin didik didik edildiğini ve KHK’li olduğu gerekçesiyle avukatlık ve akademisyenlik de yapamadığını belirten Kurşun beraatini talep etti. 

Diğer sanık avukatları da Yargıtay’ın bozma kararına uyulmasını talep etti. 

DURUŞMA 6 HAZİRAN’A ERTELENDİ

Mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma kararına oy birliğiyle uyulmasına karar verdi. Heyet, Taner Kılıç hakkındaki yurtdışı yasağının devamına ve Bylock kullanıp kullanmadığının tespitinin  beklenmesine hükmetti. Bu konuyla ilgili bilirkişi raporu gelir gelmez de dosyanın mütalaaya gönderilmesine karar verildi. Bir sonraki duruşma 6 Haziran’da yapılacak.

DURUŞMA SONRASI KONUŞTULAR

Duruşma sonrasında gazetecilerin soruları üzerine kararı değerlendiren Taner Kılıç, “Şimdiye kadar haksız verilen bir karardı. Yargıtay’ın aslında direk beraat talep etmesi gerekir, ancak bu tür davalarda bu tip şekilde karar veriliyor. 6 Haziran’da inşallah olumlu bir şekilde sonuçlanacağını düşünüyoruz” dedi. Günal Kurşun ise “İnsan hakları savunucularının üstündeki baskıların bir an önce kalkmasını diliyorum. Bir müddet daha bunun devam edeceği öngörülüyor ama sabırla beklemeye devam ediyoruz, dayanmaya devam” diye konuştu.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İddianamede, o dönem Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç hakkında “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla, diğer sanıklar hakkında ise “Silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamasıyla 7,5 yıldan 15’er yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıkların Adalet Yürüyüşü’nü kaosa çevirmeye çalışmak istedikleri, PKK, DHKP-C ve FETÖ terör örgütleriyle irtibatlarının bulunduğu ve bu örgütlere yardım kastıyla hareket ettikleri ileri sürüldü. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, aralarında yabancı uyrukluların da bulunduğu 11 sanığın yargılandığı Büyükada davasının tek tutuklu sanığıydı. 

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 31 Ocak 2018 tarihli duruşmada tahliye edilen Kılıç’ın, savcılığın tahliyeye itiraz etmesi üzerine 1 Şubat 2018’de tekrar tutuklanmasına hükmedildi. Kılıç, 15 Ağustos 2018’de mahkemenin yaptığı aylık tutukluluk incelemesi sonucunda tahliye edildi.

4 SANIK CEZA ALMIŞTI

Mahkeme heyeti, oy çokluğuyla verdiği 3 Temmuz 2020 tarihinde verdiği kararda, sanık Taner Kılıç’ı “Silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) üye olma” suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanıklar Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran’ın “Örgüt hiyerarşisine dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne (FETÖ/PDY) yardım etme” suçundan 2 yıl 1’er ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme heyeti, sanıklar 7 sanığın ise “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçundan beraatlerine beraatlerine hükmetti.

YARGITAY KARARI BOZDU

Ancak Yargıtay 3.Ceza Dairesi yerel mahkemenin kararını 4 sanık yönünden bozmuştu. Bozma kararında, sanık Taner Kılıç hakkında ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilip örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut ifade bulunup bulunmadığının araştırılmasına, verilen hapis cezasında “eksik araştırma” ile hüküm kurulduğunu belirtti. Yargıtay, sanıklar Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran’ın  örgüte yardım ettiklerine dair dosyada her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığını vurguladı. 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir