Kapalı mekânda artık maske yok

Aslıhan Altay Karataş – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlığında Koronavirüs Bilim Kurulu’nun dün yaptığı toplantıda alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. Toplantıya katılan Erdoğan, konuşmasında özetle şunları söyledi:

KENDİMİZE YETMEMİZ ŞART: Türkiye olarak bu süreçten çıkardığımız ders, diğer alanlar gibi sağlık alt yapısı ve hizmetleri konusunda da kendi kendimize yeterli hale gelmemizin şart olduğudur. İnşallah güçlü alt yapımız ve nitelikli insan kaynağımız ile bu hedefe hızla ulaşacağız.

SAĞLIKÇILARA TEŞEKKÜR: Son 2 yıldır mesaisinin neredeyse tamamını hiçbir maddi karşılık beklemeksizin salgınla mücadeleye ayıran değerli bilim insanlarımıza milletim adına şükranlarımı sunuyorum. Bakanımız ve ekibi başta olmak üzere 1 milyon 300 bin kişilik sağlık ordumuzun, günün 24 saati ve haftanın 7 günü verdiği hizmetleri asla unutmayacağız. Sağlık çalışanlarımıza teşekkürümüzün en azından bir kısmını, onlara yönelik şiddetin önüne geçilebilmesinden özlük haklarındaki iyileştirmelere kadar bir dizi düzenlemeyle ifade etmenin gayreti içindeyiz.

ARTIK KİTLESEL TEHDİT OLMAKTAN ÇIKTI: Salgının artık kitlesel bir tehdit olmaktan çıkmasıyla birlikte Avrupa ülkelerinin hemen tamamı kısıtlamaları kaldırmıştır. Ülkemizin de bu aşamaya geldiğine inanıyoruz. Bugün yapılan Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısında bu hususlar enine boyuna değerlendirilmiştir. Bilim Kurulumuz bundan sonra olağanüstü bir durum olmadıkça düzenli toplantı yapmasına ihtiyaç kalmadığı görüşüne varmıştır. Sağlık Bakanlığımız ise salgın yönetimi eylem planı çerçevesinde çalışmalarını yine sürdürecektir.

MASKE ZORUNLULUĞU KALKTI: Koronavirüs tedbirleri kapsamında yaklaşık 3 yıldır çeşitli kapsamlarda uygulanan kapalı mekanlardaki maske kullanma zorunluluğu tümüyle kaldırılmıştır. Sadece toplu taşım araçları ile sağlık kuruluşlarında maske uygulamasına vakalar 1000’in altına düşene kadar bir müddet daha devam edilecektir. Bilim Kurulumuzun önerisi ileri yaştaki kişiler ile kronik hastalığı, hastalık şüphesi ve riskli gruplarla teması olanların maske kullanmaya devam etmeleri yönündedir.

HATIRLATMA DOZU TAVSİYESİ: Yine Bilim Kurulumuz kronik hastalığı olanlar ve yaşlılar başta olmak üzere tüm vatandaşlarımızın, salgına karşı en büyük kozumuz olan aşıların özellikle hatırlatma dozlarını ihmal etmemelerini de önermektedir. Etkinliği ispatlanmış olan kendi aşımız Turkovac hatırlatma dozları konusunda özellikle tavsiye edilmektedir. Bunun için aile sağlığı merkezleri ve kamu hastanelerinde aşı uygulama merkezleri ihtiyaca cevap verecek şekilde faaliyetlerini sürdürecektir. Ülkemizde üretilen Koronavirüs ilaçlarının vatandaşlarımıza ücretsiz dağıtımı devam edecektir. Güncel teknolojiler ve tedaviler de yakından izlenecektir.

ALNIMIZIN AKIYLA ÇIKTIK: Dünyamızın son 2 yılı bu salgının gölgesi altında geçti. Sağlık tehdidi olarak başlayan bu süreç kısa sürede üretimden tüketime ulaşımdan turizme, spordan eğitime ve istihdama kadar her alanını etkileyen topyekün bir krize dönüştü. Hayatımızın olağan akışını karşı karşıya bulunduğumuz yeni duruma göre tekrar düzenlemek mecburiyetinde kaldık. Ve ülkelerin her biri kendi kapasite ve kabiliyetleri ölçüsünde salgınla mücadeleye girişti. Hastaneden sağlık personeline maskeden ilaca solunum cihazından aşıya kadar her başlık altında ciddi sıkıntılar yaşandı. Koskoca devletlerin havalimanlarında, sınır kapılarında maske kapma kavgasına giriştiklerine hep birlikte şahit olduk. En önemlisi de devletlerin yönetim becerileri bu arada sınandı. Türkiye tüm bu sınamalardan alnının akıyla çıkabilen az sayıdaki ülkelerden biri olmuştur.

16 BİN YENİ YATAK: Maruz kaldığı büyük yükün altında ezilmeyen sağlık alt yapımız ve fedakarlıklarına hep birlikte şahit olduğumuz sağlık çalışanl arımız ile Sağlık Bakanımızın koordinasyonunda dünyada örnek bir varoluş mücadelesini ortaya koyan bu heyeti ben ayrıca kutluyorum. Merhum Cemil Taşçıoğlu, Murat Dilmener, Feriha Öz gibi salgında hayatını kaybeden hocalarımızın isimlerini verdiğimiz hastanelerimizi bu mücadelenin sembolleri olarak görüyoruz. Diğer ülkelerde insanların sağlık kuruluşlarına erişimi sınırlanırken, biz sadece salgın döneminde şehir hastaneleriyle, devlet hastaneleriyle, acil durum hastaneleriyle 16 binin üzerinde yeni yatağı hizmete açtık. Salgınla en etkili mücadeleyi yürütürken, toplumsal ihtiyaçların karşılanmasında da herhangi bir zafiyete asla müsaade etmedik.

‘Dünya Sağlık Örgütü takdirle izledi’

YANLARINDA OLDUK: Kamu görevlilerinin ve gönüllülerin oluşturduğu vefa grupları gibi uygulamalarla insanlarımızın yanında yer aldık. Milletimiz de gösterdiği dirayet ve sabırla bu sürece çok önemli katkı sağladı. Salgınla mücadelede yol göstericimiz ve en önemli güç kaynağımız bilimin ışığı, bilim insanlarımızın gayretleri olmuştur. Bize en büyük desteği Sağlık Bakanlığımızın salgın tehdidinin dünyada duyulmaya başlamasıyla birlikte oluşturduğu Bilim Kurulumuz ve alt çalışma grupları vermiştir. DSÖ de bu süreci yakından takip ederek takdirlerini kendi platformlarında açıkça kaydetmiştir. Sürekli güncellenerek ilgili kesimlerle paylaşılan Kovid-19 salgın yönetimi ve çalışma rehberleri mücadeledeki en önemli yol haritamız olarak öne çıkmıştır.

‘Tarihin utanç sayfalarına kaydedildi’

HERKESLE PAYLAŞTIK: Bugün dünyada kendi aşısını üretebilen 9 ülkeden biri durumundayız. Salgınla mücadele için ürettiğimiz her ürünü dost ve kardeş coğrafyalardaki halklarla paylaşarak insani sorumluluklarımızı da yerine getirdik. Dünya genelinde 160 ülkeye ve 12 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım desteği sağlayarak insani ve vicdani hassasiyetlerimizin farkını salgın sürecinde de gösterdik. Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere dünya bu konuda hiç de hayırla yad edilmeyecek bir yaklaşım sergilemiştir. Kendi güvenlikleri ve refahları dışında hiçbir şeyi umursamayan ülkelerin, insanlığın tamamına yönelik tehditler karşısındaki bu bencilliği tarihin utanç sayfalarına kaydedilmiştir.

‘Engellerin büyük kısmı kaldırıldı’

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’ye 2020’nin mart ayında sıçrayan küresel Kovid-19 salgınına karşı başarılı bir savaş verdiklerini belirterek, “İnsanlığın gündemini ve bütün hayatını belirleyen salgın, ciddi anlamında tehdidi altında yaşadığımız bir vaka olmaktan çıkmıştır. Dünkü vaka sayısı 2 bin 604’tür; ayın ilk günündeki vaka sayısı ise 13 bin 367’di. Bu düşüşün şartları, tedbirlerle hazırlanmış, şu anki sonuç öngörülmüş, Kovid-19’un yeni varyantıyla zayıfladığı dikkate alınmış ve mart başında açıklanan hükümet kararıyla normal hayatın önündeki engellerin büyük kısmı kaldırılmıştır” dedi.

‘Okullarda maske mecburiyeti kalktı’

Okullarda maske mecburiyetinin kaldırıldığını bildiren Bakan Koca, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, “Okullarda ve diğer kapalı alanlarda maske mecburiyeti kalktı. Toplu taşıma araçlarıyla sağlık kuruluşları, vaka sayısı 1000’in altına düşene kadar uygulamada istisnayı teşkil ediyor. Çok yakında yüzümüzün akıyla maskesiz hayata geçiyoruz. Dün 2.604 olan vaka sayısından bu belli!” dedi. Bakan Koca, maskeli bir çocuğun fotoğrafını da “Hatıra fotoğraflarımızı çektirelim. Okullarda maske mecburiyeti kalktı” notuyla paylaştı. Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer ise bugünden itibaren 18 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmenin bulunduğu okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde maske kullanım zorunluluğunun kaldırıldığını ifade etti.

 

 

 

 

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*