En güzel sınırsızlık sınırların olması… Sürecin tehlikeleri

Özgürlük nedir? Rahat bırakılmak, tercihlerini yaşamak kavramları neleri kapsar? Yaşamın neresine kadar ya da yaşamda ne olana kadar, ne ile karşılaşana kadar bağımsızlığın devam etmesinden hoşnutluk duyulur? Tercihler kim tarafından belirlenir ve ne hissettiğimiz zaman tercih olarak karşımızda belirirler?

Bazen en güzel sınırsızlık sınırların var olmasıdır. En güzel özgürlük sizin arkanızda olduğunu bildiğiniz kontrol mekanizmasıdır. Başta büyük engelmiş gibi gelen bu mekanizmaların eksikliği sonrasında kapanmayacak başka eksikliklerin oluşmasına sebep oluyor.

Anne ve babanın evladına arkadaşça yaklaşması mıdır açık görüşlü, modern aile olabilmenin koşulu? Evladına karşı anlayışlı olmak, onunla her şeyi konuşabilmek, paylaşabilmek (!) güven endeksini oluşturmada birincil belirleyicilik midir? Yoksa çocuk / genç tarafından bakıldığında özgürce arkadaşça aile ile yapılan paylaşımlar anne ve babayı ‘arkadaş’ sınıfına soktuğu için yaşanan ya da yaşanması olası bazı durumları anne ve babanın görmezden gelmesini mi sağlayacaktır? Bunlar mıdır gerçekten ‘evladı ile arkadaş olabilmenin’ gerektirdikleri… Ya da asıl soruya gelecek olursak ‘evlat ile arkadaş olmak ne derece doğrudur ya da ne dereceye kadar olmalıdır?

G.M. ‘anlayışlı ve modern’(!) bir anne ve baba ile yetiştirilmeye çalışılmış, her istediği yerine getirilmiş akıllı ve alımlı bir genç kız. Anne ve baba ayrılıklarından, anlaşmazlıklarından kızlarının etkilenmemesi için ellerinden gelen her şeyi, her gerekliliği fazlasıyla yerine getirmeye çalışmışlar, gerekliliği… Altını hassasiyetle çizmemin sebebi bir kelimeden fazlasını içeriyor olması. ‘Benim annem/babam arkadaşım gibidir, beni hiç sıkmaz, onunla her şeyi paylaşırım’ ile başlayan ve ebeveynleri gururlandıran cümleler sonrası duyulan ve hissettirilen güvenin arkasından yapılan ve ‘anlayışlılık’ kavramının gölgesine emanet edilen yanlış davranışlardan en tehlikeli olanı ile karşı karşıya gelmiştik; madde kullanım problemi…

“Sık sık kavga etmelerinden, şiddet içeren görüntülere ve seslere şahit olmamdan daha iyiydi ayrı olmaları ve onları ayrı ayrı görüyor olabilmem. Daha anlayışlı olmuşlardı bana karşı, daha serbest, daha modern. Sanki birbirleri ile yarışıyorlardı iyi anne baba olabilmek için. Aslında her şey istediğim gibiydi. Her ikisini de istediğim zaman görebiliyor, ihtiyaçlarımı aldırabiliyor, özellikle de para konusunda hiç sıkıntı çekmiyordum. Anneme her şeyi anlatıyordum, erkek arkadaşıma kadar. Arkadaş gibiydim her ikisiyle de. Hangi evlat rahatsız olurdu ki bu ortamdan? Ama içten içe bazen kısıtlamalarını bile özlüyordum. Rahatlığım boyut değiştirmişti ama ben başka bir boyuta geçene dek fark etmemiştim…” gözlerinin altındaki halkalar pişmanlığının işaretleriydi sanki. Ama en çok pişmanlık yaşayan bir araya gelmemizi sağlayan gözü yaşlı anneydi elbette.

Bu anlayışlılık(!), özgürlük (!) ve sınırsızlık(!) sürecinde her şeyden denemişti G.M. Davranışlarından değil, duygudurumunun değişkenliğinden anlamıştı bir yerlerde tuhaflık olduğunu anne. Sonra kuru temizlemeye vermeye hazırladığı kabanının cebinde buluyor tuhaflığın sebeplerini. Büyük bir yıkım ve çıkmaza girdiklerinde ancak bir araya gelerek bu çıkmazdan kurtulabileceklerini anlıyorlar ve bir araya geliyor anne ve baba, tüm kişisel problemlerini bir tarafa koyarak.

Kimse rahat koşullarını ve özgürlüğünü terk etmek istemez. Hele ki ergenlik döneminin içinde bir genç iseniz hiç bırakamazsınız. Ergenlik döneminin beraberinde getirdiği duygudurum değişkenliğinin ve yarattığı sıkıntılı süreç ve bu süreçte en ihtiyaç duyulduğu anne ve baba ilgisinin yoksunluğu tüm sakıncalı zaman diliminin zeminini oluşturmaktadır. Hiçbir hastalığın tedavi süreci kolay geçmiyor elbette ama uluslararası arenada ‘beyin hastalığı’ olarak kabul edilen bağımlılık probleminin tedavi süreci daha fazla emek ve zaman alacaktı. Sadece klinik tedavi ile çözümlenmesinin mümkün olmadığının ve disiplinler arası bir program ile başarıya ulaşılabileceğini ön görerek gerekli yönlendirmeleri gerçekleştirdik. En kıymetli ve en önemli disiplin aile kavramı, tutarlı sevgi ve özgürlük anlayışlarıdır.

Çocuklarımızın olumsuz koşullardan uzak tutulması, etkilenmemelerini sağlamak elbette önemlidir lakin, etkilenmemeleri için yanlış olana doğruymuş muamelesi yapmak, isteklerini sınırsız hale getirmek, onları kontrolsüz bırakmak bu sadece ebeveynlerin bir nevi kendilerini görevlerini en iyi, en olması gerektiği gibi yaptıklarını hissetmelerinin açıklamasıdır.

Dünyaya getirilen her çocuk doğdukları andan itibaren birer bireydir ve topluma aittirler ve ebeveynler çocukları dünyaya geldikleri andan itibaren bireysel yaşamaları, kendileri için yaşamaları, bu düşünce ile hayatlarına devam etmeleri mümkün olmamalıdır. Doğru yaşamak gibi, başarılı birey yetiştirmek gibi, toplumun devamlılığının sağlanması için aldıkları bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirmek durumundadırlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir