DeFacto CFO’su Şenol BM Kadının Statüsü Komisyonu’nda konuştu

Türkiye hazır giyim ve moda sektörü markalarından DeFacto, 17 Mart 2021 tarihinde ABD’nin New York kentinde ‘Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini Sergileyen Kadınların Ekonomik Olarak Güçlendirilmesi’ başlığıyla düzenlenen Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’na katıldı. DeFacto CFO’su Önder Şenol, Covid-19 nedeniyle sanal olarak gerçekleşen buluşmada dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen panelist ve katılımcılara şirketin kadın çalışanlara yönelik politikalarını ve projelerini anlattı. Şenol, ayrıca şirketin sosyal sorumluluk anlayışıyla pekişen Kumaştan Hayaller Projesi’ni iyi uygulama örneği olarak paylaştı.

Şenol, iş hayatında cinsiyet eşitliği için çaba göstermekle beraber, topluma katkı sunan sosyal sorumluluk projelerinin kurumların kültürünü ve etkileşimde olunan iş ortaklarına yönelik iletişim biçimini yansıttığının altını çizdi. Şenol, “Dünya nüfusunun yarısı kadınlardan oluşuyor. Dünyanın yarısına, diğer yarısıyla eşit olmadığını söylerseniz hayatı yönetemezsiniz. Güçlü bir ülke inşa edemez, demokratik bir ortam oluşturamaz ve ekonomik olarak kalkınamazsınız. Bu durum şirketler için de geçerlidir. Sürdürülebilir başarı için, kadın ve erkeklerin birlikte, eşit koşullarda çalıştığı bir organizasyon kurmanız gerekiyor” ifadesini kullandı.

“Kadın çalışan oranı yüzde 56”
Şenol, sözlerine şöyle devam etti: “Söylemekten en gurur duyduğum şey ise; çalışanlarımızın yüzde 56’sını kadınların oluşturduğu ayrıntısıdır. İş hayatında kadınların mevcudiyetini destekliyoruz, sonuçlarını da almaya başladık”.

Şenol, konuşmasında şirketin yürüttüğü kadın odaklı sorumluluk projeleri hakkında da bilgi verdi. Şenol, “Kadınların iş hayatında eşit şartlarda çalışmasını, emeklerinin ve hayallerinin hayat bulmasını önemsiyoruz. Bu doğrultuda çalışanlarımızın eğitimi ve gelişimi için sürekli yatırımlar yapıyoruz. Bugüne kadar Türkiye’de ilk olan birçok uygulamayı hayata geçirdik. 2011 yılında “Mutluluk Direktörlüğü” birimini kurduk. ‘Çalışan mutlu ise müşteri de hissedar da mutlu olacaktır’ anlayışı ile mutlu bir ortam oluşturmak için samimi bir gayret içine girdik. Ardından 2015 yılında kadın çalışanlarımıza pozitif ayrımcılığın ötesinde uygulamalar sunan ve ekstra imkanlar tanıyan Mutlu Kadın Hareketi’ni başlattık. Aynı yıl kadınlara iş hayatında verdiğimiz desteği devam ettireceğimizi taahhüt etmek için Birleşmiş Milletler Kadınları Güçlendirme İlkeleri’ne (WEPs) imzacı olduk” dedi.

“Sürdürülebilir kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımı”
Şirketin kurum kültürünün beslendiği sürdürülebilirlik bakış açısının yansıması olan Kumaştan Hayaller projesi hakkında da bilgi veren Şenol; geri dönüşüm, eğitim, mutluluk ve umut odaklı bu projede çocukların ve gençlerin hayatlarına dokunduklarını şöyle ifade etti: “Paydaş katılımı modeliyle kurguladığımız Kumaştan Hayaller projemizi başarıyla sürdürüyoruz. Proje kapsamında, şirketin fabrikalarından elde edilen üretim fazlası kumaş ve aksesuarları, protokol imzaladığımız Valilik, Kaymakamlık, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla meslek liselerine gönderiyoruz. Onlar da hayal güçlerini kullanarak bu kumaşlardan ürünler tasarlıyor ve üretiyorlar. Daha sonra bu ürünler mağazalarımızda müşterilerimizin satışına sunuluyor ve elde edilen gelir Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV) projelerini desteklemek üzere kullanılıyor. Dolayısıyla Kumaştan Hayaller projesi sürdürülebilir yapısı itibariyle geri dönüşüm, eğitim, mutluluk ve umut alanında eş zamanlı olarak bir farkındalık sağlıyor. Projemizi Türkiye sınırlarının dışına çıkararak toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasına daha fazla katkıda bulunmaya, kadın istihdamını artırmaya ve kadınların hayallerinin gerçekleşmesinde rol oynamaya devam edeceğiz”.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir